<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>YAZARLAR &#8211; Sıradaki Haber</title>
	<atom:link href="http://www.siradakihaber.net/kategori/yazarlar/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.siradakihaber.net</link>
	<description>Son Dakika Haberleri</description>
	<lastBuildDate>Mon, 27 Mar 2023 19:18:28 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>http://www.siradakihaber.net/wp-content/uploads/2025/11/cropped-file_00000000238c71f4adb68f6c0bf34c32-32x32.png</url>
	<title>YAZARLAR &#8211; Sıradaki Haber</title>
	<link>http://www.siradakihaber.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>GECE 1</title>
		<link>http://www.siradakihaber.net/gece-1-19283h.html</link>
					<comments>http://www.siradakihaber.net/gece-1-19283h.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dilek KİREMİTÇİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 27 Mar 2023 19:17:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.siradakihaber.net/?p=19283</guid>

					<description><![CDATA[Bugüne kadar depremler, sel felaketi …Ülkemden uzaklaşmayan bir karabulut…Rahat uyku haram…Geceler boyunca ‘Ülkem için ne yapabilirim? İç sesimle uykusuzluklarım…İlk defa dün akşam rahat uyudum her şeye burnunu sokan İsrail haberleriyle…Allah illaki ceza verecekti…Aa bir de ne göreyim: İsrail halkı değil, İsrail bürokrasisi’ nde problem bürokrasiyi de ele mi aldı adı batasıca ilüminatiler…Evet evet belli işte, halk ayaklanmış …Neden?Artık herkes rahat yaşamak istiyor, kimse kimseye bulaşmadan, özgürce, saygıyla…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bu nedir yahu? Biz siyaseti mutlu olalım diye kurduk oysa oraya gelen bize kan kusturuyor. Ne koltukmuş ya …Kaldırın siyaseti…Yapamadık, olmadı…İnsanlar bu işi beceremediler açık.<br />
İğrenç oyunlar, gereksizce ikiyüzlülükler, kardeşi kardeşe kendisi silah satsın diye kırdırmaklar, tiyatrocuları özellikle rol yeteneğinden dolayı hiçbir albenisi yokken iyi rol yapıyor diye başa getirmekler…Daha niceleri biz insanlarda. Ben bi belgeleri açıklarsam yer yerinden oynar’…Bu senin ağzına yakışmıyor. Kendine güvenen çıksın söylesin ya da sussun belgeler kayıt oluyorken sen neredeydin sayın insan? Geç bunları…Eğer insan içine çıkabiliyorsanız bizim iyiliğimizden, kendi ustaca sanığınız yönetiminizden dolayı değil…Bizim insanlığımızdan…</p>
<p>Seçim diye tutturdunuz, depremzedeleri unuttunuz. 6 lı masa size sesleniyorum…İftar ederken yanınıza gelen vatandaşı neden yolladınız? Yok muydu 1 parça bölüşecek ekmeğiniz oysa tombul yanaklarınıza bakılırsa ağzınız ziyadesiyle doluydu…Utanmadınız mı?<br />
Bu milleti hakketmiyorsunuz…</p>
<p><strong>UZM.ECZ.DİLEK KİREMİTÇİ</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.siradakihaber.net/gece-1-19283h.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">19283</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Fitoterapi Mantığı</title>
		<link>http://www.siradakihaber.net/fitoterapi-mantigi-19147h.html</link>
					<comments>http://www.siradakihaber.net/fitoterapi-mantigi-19147h.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Dilek KİREMİTÇİ]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 17 Jan 2023 14:12:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<category><![CDATA[Dilek KİREMİTÇİ]]></category>
		<category><![CDATA[Fi̇toterapi̇ mantiği]]></category>
		<category><![CDATA[siradakihaber]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.siradakihaber.net/?p=19147</guid>

					<description><![CDATA[Fitoterapi Türklerin kültüründe var zaten. Her 3 evden birinde mutlaka bitkilerden şifa elde etmesini azıcıkta olsa bilen mutlaka var. Buna siz de şahit olmuşsunuzdur. Peki ama hangi mantığın yürüdüğünü bilsek daha iyi değil mi? Tabiki daha iyi. Haydi gelin bakalım konuyu bir de benden dinleyin:]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kullanılan bitki için önemli ve sağlanması gerekli koşullar vardır:<br />
A.Yetiştiği toprak,<br />
B.Toplanma zamanı saat ve mevsim olarak,<br />
C.Kurutulma şekli güneşte mi gölgede mi,<br />
D.Yabancı maddeler böcek, küf v.b. Karışmamalı,<br />
E.Saklanma ortamı havadar ve nemden uzak olmalı,<br />
F.Böcek ilacı içermemeli,<br />
G.1 yaşında olan bitkiler seçilmeli. Tedavide 2 yıllık bitkiler kullanılsaydı doğa her yıl yeniden yeşermezdi… Her şeyde bir anlam yatmaktadır.</p>
<p><strong>Düşünün…</strong><br />
Bunlar sağlandıktan sonra ürün yapımına geçebiliriz. Bitkilerden çeşitli yöntemlerle içindeki maddeleri alırız. Bu yöntemler sıcak suda bekletme(infüzyon), soğuk suda bekletme sonrasında kaynatma(dekoksiyon), buharla bitki, ye muamele edip uçucu maddelerini almak(distilasyon), kimyasal ile muamele edip içindekileri almak yöntemi gibi gibi gibi söyleyebiliriz.<br />
Bunlardan en çok araya kimseyi sokmadan halkımızın kolayca yapabileceği tıbbi çaylardır. Bu da bitkiye sıcak ya da soğuk suyla haşlayıp 10 dakika bekleyip süzmekten oluşmaktadır. Örneğin evlerimizde yaptığımız nane limon tıbbi çaydır ve hemen hemen herkes kolayca yapabilir. Bu kadar bilginin bilinmesi henüz tam anlamıyla bitkisel ürünün etkinliğini aynı düzeye getirememiştir. Çünkü burada karmaşayı bu nokta oluşturmaktadır işte.</p>
<p><strong>Yani̇ bi̇r standardi̇zasyon eksi̇kli̇ği̇ vardir</strong></p>
<p>Bu her tablette nasıl aynı miktarda kimyasal alıyorsak bitkisel tabletler dede her birinde aynı miktar madde olmalıdır. Yani standart oluşmalıdır. İşte bütün sorun budur. Genede biraz yaklaşabilmek için size şu kadar söyleyeyim: Mutfaklarınıza terazi almalısınız. Bir çimdik ondan, yok bir tutam bundan ile standarda ulaşamayız. Bitkinin tartılması mutlaktır hazırlanırken.<br />
Nasıl ki bir yarayı pansuman yaparken oksijenli su döküyoruz mikroplar ölsün diye içeriden de oksijeni bol bitki çaylarıyla temizlik yapmalıyız. Kara mürver, yaban mersini gibi oksijeni bol bitkilerin tıbbi çayını yapmanızı ve günde 1 defa en azından içmenizi tavsiye edeceğim. Alınan oksijenle içten temizlik başlayacaktır yanı detox başlamıştır.<br />
İbni Sina’nın yaptığı 600 yıllık bir nane karanfil karışımı vardır. Biz bunu geliştirip (inovasyon)<br />
Günümüzde yeniden ürettik. Karanfilin içindeki maddelerden biri olan ÖJENOL içeriden temizlik yapmaktadır. Nanenin MENTOL’ü de buna destek vermekte ve kullanan çok kısa zamanda 1-2 gün içerisinde kendisini çok iyi hissetmektedir. Uzm.Ecz.Dilek Kiremitçi Nane Karanfil Soğuk Çayı adı altında ürettiğimiz ürünümüzü denemenizi tavsiye ederiz.<br />
Ürünlerimizde yüksek oksijenli bitkiler kullanmaya çalıştık ve şu an sektörde ÜTS bildirimleri yapılmış 200 ü geçkin ürünümüz bulunmaktadır. RMD Farma olarak sizlerin yanınızda olduğumuzu ve hep de olacağımızı bildirmekten gurur duyuyoruz.<br />
Bu kısacık bilgilerle biraz olsun aydınlatabilmişsek ne mutlu bize. Bitkiselde ısrarcı olun, bu size yeter Yaradan&#8217;dan ötürü…<strong>Saygılarımla.</strong><br />
<strong>Ben kim miyim…</strong>A anlatmadım dimi…Kısaca bahsedeyim:36 yıllık eczacıyım.45’in üzerinde plaketim ve 100 yakın seminerim var. Eskişehir Anadolu Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nden bitkiler üzerine Farmakognozi Uzmanlığı &#8216;mı aldım.4 yıl çeşitli televizyonlarda Fitoterapi konulu programlar yaptım.6 internet gazetesinde Fitoterapi üzerine köşe yazarlığı yaptım. Bezmiâlem Eczacılık Fakültesi’nde 2 yıl Öğretim Görevlisiydim.19 sene eczane eczacılığı yaptım.11 sene Çapa Tıp Fakültesi’nde hastane eczacısı olarak görev yaptım bunun 6 senesini Kardiyoloji Enstitüsü Başeczacısıydım.1 adet Senin Bitkin Hangisi ismi ile fitoterapi konulu kitap yazdım. Emekli olduktan sonra RMDFARMA’ yı kurdum. Şu an 200 ü geçkin ürünümüzle sektördeyiz.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.siradakihaber.net/fitoterapi-mantigi-19147h.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">19147</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Acı Ve Sevgi</title>
		<link>http://www.siradakihaber.net/aci-ve-sevgi-16139h.html</link>
					<comments>http://www.siradakihaber.net/aci-ve-sevgi-16139h.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şirvan YÜCEL]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 20 Oct 2021 23:46:53 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<category><![CDATA[Acı Ve Sevgi]]></category>
		<category><![CDATA[Şirvan Yücel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.siradakihaber.net/?p=16139</guid>

					<description><![CDATA[Kendi içimize bakarak o acıların nedenini bulabiliriz. En önemli nedenlerden biride insanın aşk acıları çekmesidir. Bunun nedeni ise bencilce sevmektir. Kişi ne zaman bencillikten kurtulup, koşulsuzca kalbini herkese açarsa o zaman acılardan kurtulur.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Acılardan kurtulmanın başka bir yolu da beklentisiz olmaktır. Hayatınızdaki kişiden hiçbir şey beklemeden, sadece sevgisini paylaştığı için teşekkür etmekte acılardan, kurtulmanın en önemi anahtarıdır. Bu konuda Dünya Değişim Akademisi’ndeki Değişim Uzmanları bize ayrıntılı bilgi veriyor.</p>
<p>“Sevgi kordonu göğüs enerji merkezi düzeyinde oluşur. O yüzden sevgi alışverişi kalp düzeyinde hissedilir. Sevgililer birbirlerini terk edince sevgi kordonu hasar görür, sevgi alışverişi sekteye uğrar ve kişi kalp düzeyinde acı hisseder ve <strong>“kalbim acıyor” der</strong>. Aslında bu, sevgi açlığının acısıdır. Birey artık sevgilisinden sevgiyle beslenemiyor ve sevgi açlığı<br />
Çekiyordur. Bu sevgi açlığı acılara neden oluyor. Bu acıları dindirmek için birey başka birini aramaya başlar ama bulunca da kalp acısı bitmez çünkü kişi aynı sevgi frekansıyla beslenemez ve eski sevgi kaynağını özler.<br />
Herkesin faklı sevgi frekansı vardır. Bu frekanslar uyumlu olunca kişiler birbirlerine âşık olur ve birbirlerinin sevgisiyle beslenmeye başlar. Bu beslenme içgüdüsel olur. Kişi sevgilisini bir besin olarak kullandığının farkında bile değildir.</p>
<p>Sevgililerden birisinin sevgisi her zaman ötekinden daha fazla olur. Daha az sevgisi olan daha fazla olandan doğal olarak daha fazla sevgi enerjisiyle besleniyor ama karşılığında daha az veriyordur.<br />
Sonuç olarak daha fazla veren daha çabuk tükenir ve sevdiği kişiyi terk eder çünkü artık tükenmişliğe dayanamaz. Tek edilense klasik olarak şunu söyler: <strong>“Ona her şeyimi vermiştim ama beni terk etti”</strong><br />
Aslında bu ifade gerçeği yansıtmamaktadır. Bir insana her şey verilirse, neden vereni terk etsin? Asla terk etmez. Tabi deli değilse eğer! Gerçek şu ki, kişi her şeyini vermemiş, tam tersi sevgilisinin bütün enerjisini emmiş ve tüketmiştir.”</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.siradakihaber.net/aci-ve-sevgi-16139h.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">16139</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Samimiyet Ve Mahremiyet</title>
		<link>http://www.siradakihaber.net/samimiyet-ve-mahremiyet-14713h.html</link>
					<comments>http://www.siradakihaber.net/samimiyet-ve-mahremiyet-14713h.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şirvan YÜCEL]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 30 Jul 2021 07:25:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<category><![CDATA[Mahremiyet]]></category>
		<category><![CDATA[Samimiyet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.siradakihaber.net/?p=14713</guid>

					<description><![CDATA[Samimiyet, mahremiyet ve güven bu unsurlar insan hayatında önemli yer tutar. Bunlardan biri olmazsa her şey eksiliyor. Benim de çok önem verdiğim bu üç konuyu sizinle paylaşmak istedim. Özellikle samimiyet ve mahremiyet konuları beni oldum olası aşırı etkileyen unsurlar olmuştur.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnsan hayatında samimiyet, mahremiyet ve güven hayati yer tutuyor. Hepsi çok özel ve önemli unsurlar.<span id="more-14713"></span></p>
<p>Aslında şu bir gerçek samimiyet ve mahremiyetin olduğu yerde güven kendiliğinden akıyor. Bunlar benim içimden geçenler. Bu önemli ve bir o kadar hassas konuyu Dünya Değişim Akademisi Uzmanlarına sorduk doğrusu bilgiler beni derinden etkiledi içime aktı ve benimle bütün haline geldi.<!--more--></p>
<p>Bu eşsiz, derin bilgileri sizlerle de paylaşmak çok isterim. Eminim sizde kendinizden bir şeyler bulacaksınız. Şimdi söz Uzmanlarımızda. &#8221;İnsanın içsel dünyası mahremiyet diyarıdır. Bu içsel mahrem dünya kendine has güzellikler içerir. İnsan insan sevişirken gözlerini kapatıp bu mahremiyet diyarına dalabilir ve içsel güzelliklerin tadını çıkarabilir. Sevişirken gözlerini kapa, tamamen tamamen iç dünyanla uyumlu hale geleceksin. Derin bir samimiyet oluşacak, aşk çiçek açacak ve mahremiyetin tadını çıkaracaksın.<!--more--></p>
<p>Karanlıkta samimi olmak daha kolaydır çünkü beden zihin ve duygular kendini açar, aydınlıkta ise gizlenmeye çalışır. Karanlıkta çıplaklıktan utanmazsın ama ışıkta utanırsın. Karanlıkta samimiyet mahremiyetle uyumlu hale gelir aydınlıkta ise ayrılır. Samimiyet mahremiyetle uyumlu hale gelince iç dünyanın derinliklerinde saklı olan şeyler açığa çıkar. İç dünyanın derinliklerinde saklı olan mahremiyet çiçeği açmaya başlar. Mahremiyet tohumu açık toprağa bırakılırsa asla filizlenmez. Bu tohumu toprağın sahibinin karanlık derinliklerine bırakmak gerekir. O zaman mahremiyet tohumu filizlenmeye başlar ve kocaman samimiyet ağacına dönüşür.<!--more--></p>
<p>Mahremiyet karanlıkta beslenmelidir ki, samimiyet ışığı çıksın. Tohumun filizlenmesi için toprağın derinliğine ve karanlığına ihtiyaç var. Tıpkı bunun gibi samimiyetin oluşması için ortaya çıkması için mahrem bir zemin olmalıdır. Mahrem bir zeminde hareket eden iki insan arasında samimiyet oluşmaya başlar. Samimiyet ve mahremiyet sayesinde iki insan arasında bir birlik oluşmaya başlar. Artık kendilerini bütünleşmiş bir organizma gibi hissederler. Samimiyet ve mahremiyet aracılığıyla, birbirlerini seven iki insan derin bir uyum yaşarlar. İşte samimiyetin getirisi budur. Sevdiğin insanın içinde erimek ve onunla bir olmak. O zaman yabancılık hissi kaybolacak ve birlik ortaya çıkacaktır. Birlikteliğin anlamı budur &#8211; samimiyet sayesinde birbirinin içinde eriyerek birlik teşkil etmek. Samimiyet kendini bırakmak ve kendinden geçmek yani kendinden başkasına geçmektir. Fakat kendinden başkasına geçmek için mahremiyete ihtiyaç var çünkü bunu üçüncü kişinin önünde yapamazsın. Samimiyetle desteklenen mahremiyet sayesinde varlığın derinliklerinde mevcut olan tüm güzellikler ortaya çıkar. Samimi bir ilişkinin derinleşmesi için mahremiyete ihtiyaç vardır. Açık olmak muhteşem bir şey ama gizli kalması gereken şeylerde var. Gizlilik seni gizemli yapar &#8211; bu da aşkın bir parçasıdır. İçerisi sağlam olmalıdır ki, dışarısının meydan okumaları kabul edilebilsin. Evin iç yapısı güçlü olmalıdır ki, dışarıdaki rüzgâr, yağmur ve fırtına içeri sızıp huzuru bozmasın. Tıpkı bunu gibi içeride ki samimiyet dışarıdaki samimiyet mutluluk verici olsun.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.siradakihaber.net/samimiyet-ve-mahremiyet-14713h.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">14713</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Zihin Nedir?</title>
		<link>http://www.siradakihaber.net/zihin-nedir-13843h.html</link>
					<comments>http://www.siradakihaber.net/zihin-nedir-13843h.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şirvan YÜCEL]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Jun 2021 13:49:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<category><![CDATA[köşe yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[Şirvan Yücel]]></category>
		<category><![CDATA[sıradaki haber]]></category>
		<category><![CDATA[Yazarlar]]></category>
		<category><![CDATA[Zihin Nedir?]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.siradakihaber.net/?p=13843</guid>

					<description><![CDATA[Zihin çok önemli bir konu, zihin çok yönlü olduğu için bizi çok çabuk yanıltabiliyor. Tam anlamıyla zihin nedir? Bu soruyu Dünya Değişim Akademisi'ndeki Değişim Uzmanına sorduk, etkileyici bilgiler edindik bu
bilgileri sizlerle paylaşıyoruz.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&#8216;İnsan zihni, açıklaması en zor olgudur. Hiç kimse zihnini tamamen anlayamaz.</p>
<p>Yalnızca gelişimin zirvesine ulaşmış bilge, zihnin tüm yapısını kavrayabilir. Ama bundan önce insan, zihninin en büyük serveti olduğunu anlamalıdır.<br />
Bu anlayış, insanı gizemli sırlarına götüren yolun başlangıcıdır. &#8216;<strong>&#8216; Zihin&#8221;</strong> denilen alet son derece güçlü, kudretli ve kuvvetlidir. O yüzden zihin çok yapıcı da olabilir, son derece yıkıcı da. Zihin ile bilinç muazzam bir uyum içinde faaliyet gösterir.</p>
<p>Bir insan bilinçli olduğunda da bilinçsiz olduğunda da zihin çalışmaya devam eder. Zihinsel alandaki düşünceler sürekli etkileşim hâlindedir. Zihin ve ürettiği düşünceler insanlığı bugünkü konumuna getirmiştir.<br />
Zihin olgusunun tarifi güçtür. O yüzden bugüne kadar kimse <strong>&#8221;zihin&#8221;</strong> fenomenini başarılı bir biçimde tarif edememiştir. Aslında zihin bio &#8211; elektriksel bir enerji alanıdır. Zihin bütünsel enerji alanı olduğu için<br />
Küreseldir yani bedeni saran bir küre şeklindedir.<br />
Zihin beyne nüfuz etmekte yani beyinde bulunmakta ve beynin aktivitesini desteklemektedir. Zihin bir enerji alanı olduğu için birçok insan bir araya geldiğinde kolektif zihin alanı oluşturmaktadır.<br />
Bu açıdan bireysel zihin ve evrensel zihin alanları söz konuşurdur. Bireysel zihinler, evrensel zihinden beslenerek toplumsal zihin alanını oluşturmaktadır. O yüzden evrendeki her şey, herkesin zihnine<br />
Yansımakta ve toplumu etkilemektedir.</p>
<p>Zihin bir enerji alanıdır ve bu enerji alanında zihinsel aktiviteler gerçekleşmektedir. Yani genelde zihin ve zihinsel içerik söz konusudur. Peki, <strong>&#8221; zihin&#8221; denilen makinede öfke düğmesine basan şey nedir?</strong><br />
<strong>Duygusal enerji alanıdır. Bu enerji alanı zihinsel enerji alanından daha da süptildir. İşte duygusal enerji zihni öfkeyle enfekte etmektedir. Fakat her şey zihinle başlar ve zihinle biter.&#8221;</strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.siradakihaber.net/zihin-nedir-13843h.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">13843</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Mutsuzluk Nedir?</title>
		<link>http://www.siradakihaber.net/mutsuzluk-nedir-13040h.html</link>
					<comments>http://www.siradakihaber.net/mutsuzluk-nedir-13040h.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şirvan YÜCEL]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 06 Jun 2021 15:13:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.siradakihaber.net/?p=13040</guid>

					<description><![CDATA[Genel insan mutsuzdur. Bunun nedeni kişinin kendi iç dünyasında gizlidir. Birey içine döndüğünde ve kendisi ile yüzleştiğinde, mutsuzluğun nedeninin ego yığını olduğunu anlayacaktır. Ego doyumsuz ve bencildir.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: left;"><em>Sürekli bir numara olmak ister. Elindekilerle yetinmek yerine sonu olmayan istekler silsilesinin peşinden gider. İşte temel mutsuzluk budur. Yetinmemek, şükretmemek insanı doyumsuz ve tatminsiz yapar.</em></p>
<p style="text-align: left;"><em> Bu özelliklerini besleyen insan tatminsiz ve mutsuz olur. Eğer tercihlerini</em><br />
<em>Değiştirmezse. Bir gün ölüm kapısını çaldığında da mutsuzluklar içinde bedenini ter keder.  Mutsuz insan mutsuz birey ve mutsuz toplum demektir. Seçim sizin mutlu olmak çok zor değil yeterki  küçük şeylerin değerini bilip, onların varlıklarına şükredelim gerisi kendiliğinden gelir.</em><br />
<em>Dünya Değişim Akademisi Uzmanları da mutsuzluk üzerine çok değerli bilgiler veriyor. “Mutsuzluk çatışma belirtisidir. İnsan varoluşla mücadele ve çatışma içinde olunca asla mutlu olamaz.</em></p>
<p style="text-align: left;"><em>Hep egosunu tatmin etmek ister ama bu tür çaba onu daha büyük bir tatminsizliğe doğru sürükler. Mutsuz insan başkalarını suçlar. Yakınında birisini bulamayınca kaderi suçlar. Kaderini değiştirmek istemediği için başkalarını değiştirmeye çalışır ve bunun için mücadele verir. Başkalarını değiştirmeye çalışmak yıkıcı bir mücadeledir. Asıl mücadele kendini değiştirmek için verilmelidir. Eğer kendini değiştirmek için çabalarsan yapıcı olursun. Suçlu aramak zaman kaybıdır. Mutsuzluğun sorumlusu</em><br />
<em>Insanın kendisidir. Ama insanlar bunu kendine itiraf edemiyor çünkü ego engelliyor. İnsan hatalarını düzeltemiyor çünkü ego, <strong>“Sen hatasızsın”</strong> diyor. İnsan değişmeyince ne yaparsa yapsın mutlu olmayacaktır. Değişmek ve tekâmül etmek için insan varoluşla çatışmayı ve mücadeleyi bırakmalıdır.</em><br />
<em>Dışsal savaşın bitmesi için içsel barış ortaya çıkmalıdır. İçsel savaşın nedeni egodur. Maddi benlik veya ego, ruhi öz ile çatışıyor ve bu çatışma dışarı yansıyor. Çatışmayı bırakmak için egonu bırakmalısın.”</em></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.siradakihaber.net/mutsuzluk-nedir-13040h.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">13040</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Aşk Ve Sanat</title>
		<link>http://www.siradakihaber.net/ask-ve-sanat-11676h.html</link>
					<comments>http://www.siradakihaber.net/ask-ve-sanat-11676h.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şirvan YÜCEL]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 23 May 2021 12:55:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.siradakihaber.net/?p=11676</guid>

					<description><![CDATA[Sanat İç dünyanın dışa vurumudur, sanata aşk eklenince sanat aşkın içinde erir ve muazzam eserlerin çıkmasına neden olur çünkü aşık olan kişi bir şeyler yaratmak, hediye etmek, aşık olduğu kişiye sürpriz yapmak ister.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Aşık insan sadece üretmek ve yaratmak ister, onun içinde bitmek bilmeyen bir potansiyel uyanmıştır karşıdaki kişi onun uyuyan yaratıcı sanatsal tarafını tetiklemiştir bence aşkı en iyi sanat anlatır, sanatı da en iyi aşk; bütün bestelerin, dansların, resimlerin şiirlerin vs. Hepsi aşk kökenlidir Salvador Dali nin Galaya olan tutkulu aşkı yüzünden bütün çalışmalarında Gala dan bahsediyor. Beethoven&#8217;in Ölümsüz Aşk eseri yine içinde fırtınaların koptuğu bir anda ortaya çıkmıştır.</p>
<p>Aşk ve sanat insan hayatında çok önemli bir yer tutar insan âşık olduğunda etrafa faklı gözlerle bakar heryer de aşkın dansını, şiirini, resmini ve bestesini görür ve bunu herkese özelliklede âşık olduğu kişiye yaşatır hissettirir, sanat öyle bilinmeyenden birden geliverir ve aşkla sanatla harmanlanır. Sanatçılar içli, duygusal, hassas, naif dir. Her şeyi çok daha derinlerde yaşar ve sıradan hislerden uzak daha derin hisseder özümserler bu duygu durumlarını bütün sanatçıların eserlerinde görebilir, duyabilir, hissedebilirsiniz her bir eserde yaşanmışlık vardır. Boş şeyler üretmez sanatçılar, eserlerinin özüne iner ve bu iç selliği eserine yansıtır aslında o yaşarken sanat eseri çıkmıştır bile sadece geriye objeye aktarmak kalır.<br />
Dünya Değişim Akademisi&#8217;ndeki Değişim Uzmanı da aşk ile ilgili şu bilgileri vermiştir. &#8221;Mantık merkezli insanlar için aşk bir cehennemdir sezgi merkezli insanlar için ise aşk bir cennettir. Kalp aşkla dolup taşınca yeni dünyalar keşfedilir. Bu dünyalarda yöntem denilen şey geçersizdir. Aşk şiirseldir. O yüzden düz yazıyla açıklanamaz fakat şiirler de onu açıklamaktan acizdir. Aşkın gizemini açıklamak için çok şey söylenebilir, fakat bu gizemi yaşayana kadar tüm sözler anlamsızdır.</p>
<p>Aşk gizemini yaşamaya başladığında sözler ve gözler anlam kazanmaya başlar. Aslında sözler fazla işe yaramaz ama aşk gizemine dalmak için ipuçları verebilir, onlar işe yarar. Onları takip ederek aşk gizeminin içine dalabilirsin ve onu yaşayabilirsin&#8221;<br />
<strong>&#8221;Eğer herhangi bir şeye inanma ihtiyacın varsa, aşka inan çünkü insanoğlunu yalnızca aşk kurtarabilir.&#8221;</strong><br />
Aşkınızı Beklentisiz Yaşamanız ve Sanata Aktarmanız Dileğimle<br />
Sanat ve Aşk ile Kalın!</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.siradakihaber.net/ask-ve-sanat-11676h.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">11676</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Bağımlılık Ve Alışkanlık</title>
		<link>http://www.siradakihaber.net/bagimlilik-ve-aliskanlik-8514h.html</link>
					<comments>http://www.siradakihaber.net/bagimlilik-ve-aliskanlik-8514h.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şirvan YÜCEL]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 May 2021 14:56:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.siradakihaber.net/?p=8514</guid>

					<description><![CDATA[İnsan Hayatını Etkileyen Bu Önemli Unsurlar Hep Karıştırılıyor. Nedir? Aralarındaki Fark Ve Bağımlılığı Alışkanlıktan Nasıl Ayırırız? Bu Önemli Ve Hayati Soruları Dünya Değişim Akademisi'ndeki Değişim Uzmanına Sorduk Çok Etkili Bilgiler Edindik, Bilgileri Sizlerle Paylaşıyoruz.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>&#8221; Günümüzde &#8221;alışkanlık&#8221;</strong> ile &#8221; bağımlılık&#8221; olgularının karıştırıldığı durumlar var. Mesela sigara kullanımına <strong>&#8221;kötü alışkanlık&#8221;</strong> deniyor, oysaki sigara kullanımı bir bağımlılık. Veya geç saatlerde yemek yemek &#8221;kötü alışkanlık&#8221; deniyor oysaki bu bağımlılık olabilir.<br />
Peki bir insan bağımlılığı alışkanlıktan nasıl ayırt edebilir? Bağımlılık ile alışkanlık arasındaki en önemli fark alışkanlığın istenilen an bırakılabilmesi, bağımlılığın ise istenilen an asla bırakılamamasıdır. Mesela<br />
Sabah akşam diş fırçalamak<strong> &#8221; iyi alışkanlık&#8217;</strong>&#8216; olarak değerlendiriliyor ama eğer kişi diş fırçalamayı istediği an bırakamıyorsa bu bağımlılık demektir.<br />
Yani alışkanlık ve bağımlılık arasında çok ince bir çizgi var ve bu çizgi genelde, sanılandan çok daha incedir. Örneğin pul biriktirmek veya satranç oynamak bir alışkanlık olabilir ama eğer kişi bunları<br />
Istediği an bırakamazsa bunlar bağımlılık haline gelmiştir.</p>
<p>İşte bir alışkanlığın bağımlılık olup olmadığını anlamak için alıştığın şeyi bir hafta yapma. Eğer yaşam dengelerin bozulmaz ve depresyona girmezsen bu alışkanlık bağımlılığa dönüşmemiş demektir.<br />
Peki, neden alışkanlığı bağımlılıktan ayırt etmek bu kadar önemlidir? Çünkü bağımlılık hâline gelmiş alışkanlık insanın hayatını altüst edebilir, dengeleri bozabilir, depresyona sokabilir hatta intihar nedeni<br />
Bile olabilir. Alışkanlık rutin olarak icra edilen bir eylemdir. Bu eylem sağlığı destekliyorsa iyi veya sağlıklı, sağlığı bozuyorsa kötü veya sağlıksız alışkanlık olarak adlandırılır. Fakat en önemlisi her türlü alışkanlığın<br />
Bağımlılığa dönüşme riski taşımasıdır.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.siradakihaber.net/bagimlilik-ve-aliskanlik-8514h.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">8514</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Hırs Sonucu</title>
		<link>http://www.siradakihaber.net/hirs-sonucu-7497h.html</link>
					<comments>http://www.siradakihaber.net/hirs-sonucu-7497h.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şirvan YÜCEL]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Apr 2021 13:03:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.siradakihaber.net/?p=7497</guid>

					<description><![CDATA[Hırs sonucu nedir?  Bu bilgileri sizlerle paylaşıyoruz.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&#8221; Hırs konusunda kendini sürekli gözlemle: Mesela güzel bir insan gördün ve an onu elde etme hırsı<br />
Ortaya çıktımı? Şahane bir ev gördün ve ona sahip olma hırsı meydana geldi mi? Iki aşığı gördün ve aşk<br />
Yaşama hırsı hissettin mi?</p>
<p>Eğer cevap &#8221;evet&#8221; ise hırs bütün bünyeni sarmış demektir. Yüzeyde çok masumane istek ortaya çıkar: &#8221;<br />
Keşke bende de olsa&#8221; isteği ama derinde bu isteğin ortaya çıkmasına neden hırs duygusu vardır ve o<br />
Seni rahat bırakmaz.<br />
Her gün insanların başına gelen günlük, sıradan bir örnek verelim. Bir insan yemek yiyor ve bir an<br />
Açlığını doyurduğunu hissediyor ama yemeye devam ediyor.<br />
İşte bu açlığı doyurduktan sonra gelen yeme eylemi hırs ve açgözlülüğün sonucudur.<br />
Kişi artık açlıktan değil, açgözlülükten yiyordur; hırs yüzünden yemeye devam ediyor ve sonuç kilo<br />
Alıyordur. Fazla kiloların tek bir nedeni var- açgözlülük ve hırs. Kim ne derse desin obezitenin temelinde<br />
&#8221;hırs&#8221; denen lanet var!</p>
<p>Örneğin Değişim sanatını uygularken insan olağanüstü bir deneyim yaşar ve aydınlanır. Sonra da kişi bu<br />
Deneyimin her gün tekrarlanmasını ister ve bunu bekler.<br />
Ama beklenti yüzünden kişi hayal kırıklığına uğrar ve hayal kırıklığı yaşadıkça deneyim yaşama ihtimali<br />
Azalır.</p>
<p>Aynı deneyim kapısı asla açılmaz çünkü yaşam değişim demektir. Zaman geçince deneyimler de geçer.<br />
Varoluş değişim demektir ve aynı deneyimi beklemek de hayatın akışına aykırıdır, çünkü deneyimlerde<br />
Sürekli değişir. Aynı deneyimi tekrar tekrar yaşamak isteyen insan çok bekler!</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.siradakihaber.net/hirs-sonucu-7497h.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">7497</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Kıskançlık Tetiği</title>
		<link>http://www.siradakihaber.net/kiskanclik-tetigi-6056h.html</link>
					<comments>http://www.siradakihaber.net/kiskanclik-tetigi-6056h.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Şirvan YÜCEL]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 17 Apr 2021 13:32:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[YAZARLAR]]></category>
		<category><![CDATA[KISKANÇLIK TETİĞİ]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.siradakihaber.net/?p=6056</guid>

					<description><![CDATA[Kıskançlık tetiği nedir? Bu önemli sorunun cevabını Dünya Değişim Akademisi'ndeki Değişim
Uzmanına sorduk çok etkili hayat kurtarıcı bilgiler edindik bu bilgileri sizlerle paylaşıyoruz.
''Herkes ''sevgiyi bilme'' inancına sahiptir. Sokaktaki insanlara tek tek '' Sevgi nedir? diye sorun. Herkes
bir şey söylemeye çalışır çünkü sevginin ne olduğunu bildiğine inanır. İşte bu inanç kıskançlığı tetikleyen
zehirdir.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İnsanlar sevginin ne olduğunu bilmiyor çünkü kıskançlığın ne olduğunu biliyor. Kıskançlığı bilen sevgiyi<br />
Bilemez, çünkü kıskançlığın olduğu yerde sevgi olamaz. Seven kıskanır <strong>&#8221;ifadesi,</strong> <strong>&#8221;kıskançlık&#8221;</strong> denilen<br />
Şeyin, sevgi olgusunun bir parçası olduğu izlenimini yaratır.<br />
İşte bu en büyük yanılgıdır! Çünkü sevgi olgusal olarak bir bütündür ve parçalara ayrılmaz. Bu nedenle<br />
Kıskançlık sevginin bir parçası olamaz. Kıskançlık sevgiden ziyade sahiplenmenin bir parçası olayının bir<br />
Parçasıdır.<br />
Sahiplenme arzusu açgözlülükle ve güçlü olma hırsıyla ilgilidir. Kişi bir şeylere sahip olunca kendisini<br />
Daha önemli ve daha güçlü hisseder. Birey sahip olduklarını sürekli korumaya çalışır ve kaybetme<br />
Tehlikesi ortaya çıkınca öfkelenir ve saldırır.<br />
Sahiplenme duygusu yüzünden kişi başkalarının da sahip olduğu şeylere sahip olmak ister ve kıskanır.<br />
Kıskanan kişi hırslanır ve kıskandığı şeyleri elde etmek ister. Yani kıskançlık almakla oysaki sevgi<br />
Vermekle ilgilidir.<br />
Gerçekten seven insan almakla ilgilenmez sadece vermekle ilgilenir. Kıskançlık ise sadece almakla<br />
Ilgilidir. İşte, kıskançlık bir alma tuzağıdır! Bu kıskançlık tuzağından kurtulmak için koşulsuzca sevmen ve<br />
Beklentisizce vermen gerekir.<br />
O zaman kıskançlık imkânsız hale gelir. Koşulsuz sevgi söz konusu olunca kıskançlık söz konusu<br />
Olamaz. Koşulsuz sevgi seni tüm kıskançlık tuzaklarından korur çünkü gerçek sevgi kıskançlığa karşı bir<br />
Koruyucudur.&#8221;</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.siradakihaber.net/kiskanclik-tetigi-6056h.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">6056</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
