<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>yerli &#8211; Sıradaki Haber</title>
	<atom:link href="http://www.siradakihaber.net/haberleri/yerli/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.siradakihaber.net</link>
	<description>Son Dakika Haberleri</description>
	<lastBuildDate>Thu, 28 Oct 2021 00:14:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>

<image>
	<url>http://www.siradakihaber.net/wp-content/uploads/2025/11/cropped-file_00000000238c71f4adb68f6c0bf34c32-32x32.png</url>
	<title>yerli &#8211; Sıradaki Haber</title>
	<link>http://www.siradakihaber.net</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Papa isimsiz mezar skandalından sonra yerli halkla uzlaşma için Kanada&#8217;yı ziyaret edecek</title>
		<link>http://www.siradakihaber.net/papa-isimsiz-mezar-skandalindan-sonra-yerli-halkla-uzlasma-icin-kanadayi-ziyaret-edecek-16241h.html</link>
					<comments>http://www.siradakihaber.net/papa-isimsiz-mezar-skandalindan-sonra-yerli-halkla-uzlasma-icin-kanadayi-ziyaret-edecek-16241h.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sıradaki Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Oct 2021 00:14:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[edecek]]></category>
		<category><![CDATA[Halkla]]></category>
		<category><![CDATA[için]]></category>
		<category><![CDATA[İsimsiz]]></category>
		<category><![CDATA[Kanada'yı]]></category>
		<category><![CDATA[mezar]]></category>
		<category><![CDATA[Papa]]></category>
		<category><![CDATA[skandalından]]></category>
		<category><![CDATA[sonra]]></category>
		<category><![CDATA[uzlaşma]]></category>
		<category><![CDATA[yerli]]></category>
		<category><![CDATA[ziyaret]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.siradakihaber.net/papa-isimsiz-mezar-skandalindan-sonra-yerli-halkla-uzlasma-icin-kanadayi-ziyaret-edecek-16241h.html</guid>

					<description><![CDATA[Katoliklerin ruhani lideri Papa Francis, eski yatılı okul bölgelerinde yerlilere ait isimsiz mezarlar bulunmasının ardından yerli halkla uzlaşma sürecinin bir parçası olarak Kanada’ya ziyaret gerçekleştirecek.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kanada&#8217;da geçtiğimiz aylarda eski yatılı okul bölgelerinde Kızılderili (yerli) halkına ait yüzlerce mezar ve kemik kalıntılarının tespit edilmesi ülke genelinde tepki çekmiş, protestolar sırasında çok sayıda Katolik kilisesinde art arda yangın çıkarılmıştı. Vatikan&#8217;dan yapılan açıklamada, Katoliklerin ruhani lideri Papa Francis&#8217;in yerli halkla uzlaşma sürecinin bir parçası olarak Kanada&#8217;ya gitmesi için ülkedeki piskoposlar tarafından yapılan daveti kabul ettiği bildirildi.Kanada&#8217;da Katolik kilisesine bağlı yatılı okullarda çocuk istismarı ve yetersiz beslenmeye maruz bırakılan yerli halktan kilise adına özür dilemesi çağrısıyla karşı karşıya olan Papa Francis&#8217;in söz konusu ziyaret için istekli olduğu belirtildi. Papa&#8217;nın ziyaretinin tarihinin ise daha sonra kararlaştırılacağı ifade edildi.Papa Francis yerlilere ait isimsiz mezarların bulunmasının ardından yaptığı açıklamada, acı çektiğini söyleyerek yerli halkların haklarına ve kültürlerine saygı gösterilmesi çağrısında bulunmuştu. Ancak Papa Francis, bazı Kanadalıların talep ettiği gibi doğrudan özür dilememişti. Ciddi suiistimallerin meydana geldiğini kabul eden Kanadalı piskoposlar ise eylül ayında özür dilemişti.Kanada&#8217;da eski yatılı okulda 160&#8217;tan fazla isimsiz mezar bulunduGüney Körfez Adaları arasında yer alan ve eskiden &#8220;Kuper&#8221; olarak bilinen Penelakut Adasındaki Penelakut Yerli Kabilesi temmuz ayında, Kuper Adası Yatılı Okuluna ev sahipliği yapan bölgede 160&#8217;tan fazla &#8220;belgesiz ve işaretsiz&#8221; mezar bulunduğunu duyurmuştu. Açıklamada First Nations toplulukları işaret edilerek, &#8220;Sizi Kuper Adası Yatılı Okulu hakkında farkındalığı artırmak, arazimizde ve kıyılarımızda 160&#8217;tan fazla belgesiz ve işaretsiz mezarın teyidi için çalışmalarımıza katılmaya davet ediyoruz&#8221; ifadeleri kullanılmıştı. Mezarların nasıl bulunduğuna dair ayrıntı verilmemişti. Söz konusu yatılı okul, 1890&#8217;dan 1970&#8217;lere kadar eskiden Kuper Adası olarak bilinen Penelakut Adası&#8217;nda faaliyet göstermişti.Kanada&#8217;nın karanlık geçmişiKanada&#8217;nın Britanya Columbia eyaletinde geçtiğimiz Mayıs ayında, 1978 yılında kapatılan Kamloops Kızılderili (Yerli) Yatılı Okulunda yer radarı yöntemiyle yürütülen çalışmalarda ise 215 çocuğun kalıntılarına rastlanmıştı. Kanada Yerli Halklarla İlişkiler Bakanı Carolyn Bennett yatılı okulların &#8220;utanç verici&#8221; bir sömürge politikasının parçası olduğunu belirtmişti. Geçtiğimiz 24 Haziran&#8217;da ise Sakatchewan eyaletindeki Marieval Yatılı Kilise Okulunun bahçesinde resmi kayıtlarda olmayan 751 çocuğun kalıntılarının yer aldığı mezarlar bulunmuştu. Yine 30 Haziran&#8217;da British Columbia eyaletinde yer alan St. Eugene Misyon Okulu yakınında 182 isimsiz mezar tespit edilmişti.Kanada hükümeti, söz konusu sistem için yerli halktan özür dilemiştiKanada&#8217;da yatılı okullar, 19&#8217;uncu ve 20&#8217;nci yüzyıllarda yerli gençleri asimile etmek amacıyla hükümet ve dini yetkililer tarafından işletilen zorunlu okullardı. Kamloops&#8217;taki Kamloops Kızılderili (Yerli) Yatılı Okulu ülkedeki yerli yatılı okulu sisteminin en büyüğü olarak biliniyordu. Okul, 1890&#8217;da Roma Katolik idaresi yönetiminde açılmıştı.Ülkedeki çalışmalara göre, 1863&#8217;ten 1998&#8217;e kadar 150 binden fazla yerli çocuk ailelerinden alınarak bu okullara yerleştirildi. Çocukların genellikle kendi dillerini konuşmalarına ya da kültürlerini yaşamalarına izin verilmediği belirtilirken, birçoğunun kötü muamele ve istismara maruz kaldığı tespit edildi.2008 yılında söz konusu uygulamaların yol açtığı etkileri belgelemek için kurulan Hakikat ve Uzlaşma Komisyonu, yürüttüğü çalışmalar sonucu çok sayıda yerli çocuğun &#8216;asla kendi topluluklarına geri dönmediğini&#8217; ortaya koydu. 2015&#8217;te yayınlanan dönüm noktası niteliğindeki raporda, okullardaki sistemin &#8220;kültürel soykırım&#8221; anlamına geldiğini ifade edildi. 2008 yılında ise Kanada hükümeti söz konusu sistem için yerli halktan resmi olarak özür dilemişti.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.siradakihaber.net/papa-isimsiz-mezar-skandalindan-sonra-yerli-halkla-uzlasma-icin-kanadayi-ziyaret-edecek-16241h.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">16241</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Yerli ve milli deniz silah ve savunma sistemleri sergilendi</title>
		<link>http://www.siradakihaber.net/yerli-ve-milli-deniz-silah-ve-savunma-sistemleri-sergilendi-15854h.html</link>
					<comments>http://www.siradakihaber.net/yerli-ve-milli-deniz-silah-ve-savunma-sistemleri-sergilendi-15854h.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sıradaki Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Oct 2021 23:31:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Deniz]]></category>
		<category><![CDATA[milli]]></category>
		<category><![CDATA[Savunma]]></category>
		<category><![CDATA[sergilendi]]></category>
		<category><![CDATA[silah]]></category>
		<category><![CDATA[sistemleri]]></category>
		<category><![CDATA[ve]]></category>
		<category><![CDATA[yerli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.siradakihaber.net/yerli-ve-milli-deniz-silah-ve-savunma-sistemleri-sergilendi-15854h.html</guid>

					<description><![CDATA[Çanakkale’de icra edilen Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Nusret-2021 Davet Tatbikatı dahilinde düzenlenen savunma sanayi firmaları sergisi açıldı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çanakkale Boğaz Komutanlığı Nara Askeri Limanı, Nara kalesinde gerçekleştirilen savunma sanayi sergisine 18 firma katıldı. Fuarda yerli ve milli olarak üretilen ve mavi vatan savunmasında kullanılan yeni sistemler katılımcılara anlatıldı.Savunma sanayi sergisine İspanya, İtalya, Belçika, Pakistan, Romanya, Almanya, Azerbaycan, Bangladeş, Irak, Kore Cumhuriyeti, Libya, Tanzanya, Umman, ve Bulgaristan&#8217;dan katılımcı subaylar büyük ilgi gösterdi. Uluslararası katılımcılar yerli ve milli sistem ve silahlara büyük ilgi gösterdiler.Emrah Elmas &#8211; Hakan Gönül &#8211; Samet Doğru </p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.siradakihaber.net/yerli-ve-milli-deniz-silah-ve-savunma-sistemleri-sergilendi-15854h.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">15854</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Bakan Varank ilk yerli şanzımanı test etti</title>
		<link>http://www.siradakihaber.net/bakan-varank-ilk-yerli-sanzimani-test-etti-15839h.html</link>
					<comments>http://www.siradakihaber.net/bakan-varank-ilk-yerli-sanzimani-test-etti-15839h.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sıradaki Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 19 Oct 2021 23:30:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Bakan]]></category>
		<category><![CDATA[etti]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[şanzımanı]]></category>
		<category><![CDATA[test]]></category>
		<category><![CDATA[Varank:]]></category>
		<category><![CDATA[yerli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.siradakihaber.net/bakan-varank-ilk-yerli-sanzimani-test-etti-15839h.html</guid>

					<description><![CDATA[Eskişehir’de Türkiye'nin ilk ve tek yerli şanzımanının tanıtım töreninde konuşan Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, “Bazıları dar bakış açılarıyla eğlene dursun, ben de durmaksızın söylemeye devam edeceğim. Türkiye sadece elektrikli araçlarda değil uçan araçlarda da liderliğe oynama noktasında kararlıdır” dedi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>58 milyon euroluk yatırımla 2018 yılında çalışmalarına başlanan yüzde 90 yerlilik oranına sahip şanzımanın tanıtım töreni gerçekleştirildi. İnönü ilçesinde bulunan şanzıman fabrikasında gerçekleştirilen törene Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, Eskişehir Valisi Erol Ayyıldız, Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fuat Erdal, ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kemal Şenocak, İl Emniyet Müdürü Yaman Ağırlar, AK Parti Eskişehir milletvekilleri Nabi Avcı ve Emine Nur Günay, CHP Eskişehir milletvekili Jale Nur Süllü, Metal-İş Sendikası Başkanı Pevrul Kavlak ve Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanvekili ve Ford Otosan Yönetim Kurulu Başkanı Ali Koç katıldı.“Ülkemizde otomobil ve hafif ticari araç satışları 2020&#8217;de bir önceki yıla göre yüzde 61,3 arttı”Konuşmasına hayatını kaybeden Özdemir Bayraktar için taziyeyle başlayan Bakan Varank, pandemi nedeniyle küresel ölçekte otomotiv sektörünün darbe aldığını belirtti. Türkiye&#8217;de alınan önlemlerle Çin, Avrupa ve ABD&#8217;ye göre bu darbeden daha az etkilendiklerine dikkat çeken Varank, “İki yıldır devam eden pandemi, dünyadaki yerleşik düzeni alt üst etti. Küresel zincirlerin kopmasına neden olarak tüm ekonomileri derinden sarstı ve maalesef otomotiv sektörü de pandemiden nasibini alan sektörler arasındaki yerini aldı. Bilhassa binek araç satışları dünyada büyük darbe yedi. Araç satışları Çin&#8217;de, ABD&#8217;de ve Avrupa&#8217;da büyük oranlarda düştü. Hamdolsun ülkemizde aldığımız önlemlerin de etkisiyle biz böyle bir sıkıntı yaşamadık. Ülkemizde otomobil ve hafif ticari araç satışları 2020 yılında bir önceki yıla göre yüzde 61,3 oranında arttı. Tabi esas önemli olan husus bu artışın sürekliliğinin sağlanabilmesidir. Malumunuz otomotiv endüstrisi ülkemizin sürükleyici sektörlerinden bir tanesi” diye konuştu.“Türkiye sadece elektrikli araçlarda değil uçan araçlarda da liderliğe oynamakta kararlıdır”Türkiye&#8217;nin elektrikli araçlarda liderliğe oynama hedefinin olduğunu ve gelecekte uçan araçlarda aynı hedefe sahip olduklarını aktaran Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, “Bazıları dar bakış açılarıyla eğlene dursun, ben de durmaksızın söylemeye devam edeceğim. Türkiye sadece elektrikli araçlarda değil uçan araçlarda da liderliğe oynama noktasında kararlıdır. Şimdiden geleceğin teknolojilerine yatırım yapmak bir tercih değil bir zorunluluktur. İnşallah gümbür gümbür gelen gençlerimizle bunu da başaracağımıza yürekten inanıyoruz” dedi.“Otomotiv sektörü Türkiye&#8217;nin lider ihracat sektörü”Türkiye&#8217;nin başta Avrupa olmak üzere 40&#8217;ı aşkın ülkeye Eskişehir&#8217;de üretilen ağır ticari araçları ihraç ettiğine vurgu yapan Ali Koç, “An itibarıyla başta Avrupa olmak üzere, 40&#8217;ı aşkın ülkeye Eskişehir&#8217;de üretilen ağır ticari araçlarımızı ihraç ediyoruz. Otomotiv sektörü Türkiye&#8217;nin lider ihracat sektörü. Fakat her 100 liralık ihracatın 45-50 lirası ithal girdiyle yapılıyor. Kamyonumuzun yüzde 90&#8217;ı tamamen yerli. Ülke olarak pek çok endüstride yerlilik oranına öncelik veriyoruz. İşte bu kamyon da gerçek anlamda Türk mühendisliği ve işçiliğinin bir eseridir. Yani sizlerin arkadaşlar. Sizlerin eseridir. Allah razı olsun, sağ olun, var olun. Başarılarınızın devamını dilerim. Türkiye&#8217;nin ilk ve tek yerli şanzımanını sizlerle buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz” ifadelerini kullandı.Tören yerli şanzımanın görücüye çıkarılması ve şanzıman başında toplu fotoğraf çekimiyle sona erdi.Abdullah Güçlü &#8211; Şevket Can Çikot</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.siradakihaber.net/bakan-varank-ilk-yerli-sanzimani-test-etti-15839h.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">15839</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Yerli ve milli itfaiye aracı birinciliği göğüsledi</title>
		<link>http://www.siradakihaber.net/yerli-ve-milli-itfaiye-araci-birinciligi-gogusledi-14039h.html</link>
					<comments>http://www.siradakihaber.net/yerli-ve-milli-itfaiye-araci-birinciligi-gogusledi-14039h.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sıradaki Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 13 Jul 2021 11:58:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aracı]]></category>
		<category><![CDATA[birinciliği]]></category>
		<category><![CDATA[göğüsledi]]></category>
		<category><![CDATA[İtfaiye]]></category>
		<category><![CDATA[milli]]></category>
		<category><![CDATA[ve]]></category>
		<category><![CDATA[yerli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.siradakihaber.net/yerli-ve-milli-itfaiye-araci-birinciligi-gogusledi-14039h.html</guid>

					<description><![CDATA[Yerli ve milli itfaiye araçları üreten İzmirli şirket Volkan İtfaiye, İspanya merkezli Top 10 Archivo’nun “Dünyanın En İyi İtfaiye Aracı” araştırmasında birinci geldi. 4x4, 6x6 ve 8x8 olmak üzere üç farklı varyasyonu olan uçak yangın söndürme aracı Lion, performansı ile dikkat çekiyor.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmirli firma Volkan İtfaiye, 40 ülkeye yerli ve milli itfaiye araçlarını ihraç ediyor. Lion model araçları ile öne çıkan şirket, İspanya merkezli Top 10 Archivo&#8217;nun “Dünyanın En İyi İtfaiye Aracı” araştırmasında birinciliği göğüsledi. 4&#215;4, 6&#215;6 ve 8&#215;8 olmak üzere üç farklı varyasyonu olan itfaiye aracı, havalimanlarında uçak yangını söndürme aracı olarak kullanılıyor.Araştırma sonucunda birinci gelmelerinin kendilerine de sürpriz olduğunu belirten Volkan İtfaiye Yönetim Kurulu Üyesi Duygu Tecim, “Dünyadaki diğer üreticilerle birlikte bir araştırma yapılmış ve aracımız birinci seçilmiş. Çok gururlandık. Hem İngilizce hem de İspanyolca versiyonla özel bir video hazırlanmış. Bu araçlar Uluslararası Havacılık Örgütünün belirlediği standartlarda üretiliyor. Bizi rakiplerimizden ayıran özelliklerimiz; tasarımı, kullanım kolaylığı ve estiği.Bunların haricinde, kullandığımız motor ve şanzımanı çok iyi şekilde adapte ettiğimiz ve bütün yangın söndürme sistemini tek bir çatı altında ürettiğimiz için araçlarımız çok daha yüksek performansta çalışıyor. Bu aracımızın 4&#215;4, 6&#215;6 ve 8&#215;8 olmak üzere üç farklı varyasyonu var. Küçük havalimanlarında 4&#215;4 kullanılıyor. 6&#215;6, optimum seviyede bir araç. Büyük havalimanlarında da 8&#215;8 araçlar kullanılıyor. 8&#215;8 araçlarımızda ikiz motor teknolojisi var. Biz Volkan olarak yerli ve milli olmayı çok önemsiyoruz.Uluslararası arenada maalesef Türk ürünlerine karşı bir önyargı var. Dolayısıyla çabalarımızın sonuç verdiğini görmek gurur verici” dedi.Yerli ve milliŞirketin, beş farklı kategoride hizmet veren itfaiye araçları ürettiğini kaydeden Tecim, “Biz şu an havalimanlarında kullanılan uçak yangın söndürme araçları, yüksek metrajlı merdivenler ve endüstriyel araçlar üzerine yoğunlaştık. Türkiye&#8217;de 50 farklı havalimanında araçlarımız kullanılıyor. Bunun haricinde Doğu Avrupa, Orta Doğu ve Güney Doğu Asya&#8217;da, araçlarımız aktif olarak kullanılıyor. Araçlarımızın özelliği, 750 beygir motor gücü, 16 ton su kapasitesinde olması. Araçlarımız, motor ve yürüyen aksamları haricinde tamamıyla yerli üretim” diye konuştu.Uçan platform ve elektrikli itfaiye aracı projesiDünyada marka bilinirliği yüksek bir şirket olduklarını ifade eden Tecim, “Özellikle havalimanları konusunda pazar payımızı artırmayı hedefliyoruz. 60 metreye kadar yüksek metrajlı merdivenler üretiyoruz. Buradaki pazar payımızı da artırmak istiyoruz. Bunun haricinde daha inovatif, oyunu değiştirecek ürünler tasarlıyoruz.Gökdelenlerden insan kurtarma ve yangın söndürme konusunda uçan platformlarla ilgili bir projemiz var. Dünya artık değişiyor ve çevreci bir yaklaşım sergiliyor. Biz de bu trendi yakalamak için elektrikli bir itfaiye aracı üretme konusunda çalışma yapıyoruz. 2022 yılının haziran ayında elektrikli itfaiye aracını sokaklarda görüyor olacağız” sözlerine yer verdi.Ceren Atmaca &#8211; Sinan Yeniçeri</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.siradakihaber.net/yerli-ve-milli-itfaiye-araci-birinciligi-gogusledi-14039h.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">14039</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Beyaz cennet Pamukkale&#8217;ye yerli ve yabancı turistlerden yoğun ilgi</title>
		<link>http://www.siradakihaber.net/beyaz-cennet-pamukkaleye-yerli-ve-yabanci-turistlerden-yogun-ilgi-13530h.html</link>
					<comments>http://www.siradakihaber.net/beyaz-cennet-pamukkaleye-yerli-ve-yabanci-turistlerden-yogun-ilgi-13530h.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sıradaki Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 20 Jun 2021 10:51:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[Beyaz]]></category>
		<category><![CDATA[Cennet]]></category>
		<category><![CDATA[ilgi]]></category>
		<category><![CDATA[Pamukkale'ye]]></category>
		<category><![CDATA[turistlerden]]></category>
		<category><![CDATA[ve]]></category>
		<category><![CDATA[yabancı]]></category>
		<category><![CDATA[yerli]]></category>
		<category><![CDATA[Yoğun]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.siradakihaber.net/beyaz-cennet-pamukkaleye-yerli-ve-yabanci-turistlerden-yogun-ilgi-13530h.html</guid>

					<description><![CDATA[UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’nde bulunan Pamukkale'de yerli ve yabancı turistler yoğunluk oluşturdu. Travertenlerde ve antik havuzda hafta sonu yoğunluğu yaşanırken, yerli turistlerin de beyaz cennete ilgisi arttı.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi&#8217;nde bulunan Pamukkale&#8217;de, korona virüsle mücadelede kademeli normalleşme süreci içerisinde travertenlerin ziyaretlere açılmasıyla birlikte yerli ve yabancı turistlerin ağırlanmasına devam ediliyor.Görevliler tarafından ziyaretçilere maske, hijyen ve sosyal mesafe kurallarına uyulması konusunda uyarılarda bulunuluyor. Türkiye&#8217;nin önemli turizm merkezlerinden biri olan Pamukkale&#8217;de korona virüs tedbirleri kapsamında Cumartesi günü yoğunluk oluştu.Yerli ve yabancı turistler beyaz travertenlere yoğun ilgi gösterdi. &#8216;Beyaz cennet&#8217; olarak adlandırılan travertenlerde turistler, tarihi ve doğal güzelliği doyasıya gezdi. Pamukkale travertenlerde yürüdükten sonra küçük havuzlarına giren turistler cep telefonlarıyla fotoğraflar ve videolar çekerek o anlarını ölümsüzleştirdiler. Antik havuza da yoğun ilgi gösteren turistler havuz içerisinde bulunan tarihi kalıntılar arasında yüzdüler.Beyaz cenneti ziyaret etmek için Polonya, Meksika, Avusturya ve Rusya gibi ülkelerden gelenlerin yoğunlukta olduğu görüldü. Turizm şirketleriyle birlikte Kocaeli, Adana, Mersin ve Antalya&#8217;dan da yerli turistlerin geldiği görüldü.“Gayet beğendim burayı, çocuklara göre çok güzel bir yer”Ailesiyle birlikte Kocaeli&#8217;den Denizli&#8217;ye gezmeye gelen Selin Uzuner, “Ben buraya Kocaeli&#8217;den geliyorum ve Pamukkale&#8217;ye ikinci gelişim. Gayet beğendim burayı, çocuklara göre çok güzel bir yer. Hayal güçlerini geliştirebilecek bir yer. Mesela kara ve pamuğa benzetebilirler, zaten adı üzerinde Pamukkale. Çocuklar burada eğlenerek yüzüyor, çok güzel bir yer. Buradan Denizli&#8217;ye gideceğiz. Pamukkale turistik ve güzel bir yer. Çok fazla turistle tanışarak dilimi geliştirdim” diye konuştu.“Çok güzel yer ve çok beğendik Adana&#8217;dan geldik”Kısıtlamaların ardından arkadaşlarıyla birlikte geziye çıkan Nur Derin ise, “Kısıtlamalar bitti ve Pamukkale&#8217;ye gezmeye geldik. Çok güzel yer ve çok beğendik. Adana&#8217;dan geldik, tiyatroya gittik ve müzeleri gezerek en son buraya geldik” ifadelerini kullandı.“Pamukkale muhteşem, çok seviyorum”Türkiye&#8217;ye 1 aylık tatile geldiklerini ve Pamukkale&#8217;ye daha önce de geldiğini ve çok sevdiğini belirten Meksikalı Paulea Makiae ise, “Burası çok güzel bir yer, Pamukkale muhteşem. Pamukkale&#8217;yi çok seviyorum. Burada çok fazla insan var” dedi.Semih Can Yılmaz &#8211; Eren Elyesa Polat</p>


<p><strong><a rel="noreferrer noopener" href="http://www.siradakihaber.net/" target="_blank">siradakihaber.net</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.siradakihaber.net/beyaz-cennet-pamukkaleye-yerli-ve-yabanci-turistlerden-yogun-ilgi-13530h.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">13530</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Bakan Koca: &#8216;Yerli aşımızla ilgili de son aşamaya gelmiş bulunuyoruz&#8217;</title>
		<link>http://www.siradakihaber.net/bakan-koca-yerli-asimizla-ilgili-de-son-asamaya-gelmis-bulunuyoruz-12220h.html</link>
					<comments>http://www.siradakihaber.net/bakan-koca-yerli-asimizla-ilgili-de-son-asamaya-gelmis-bulunuyoruz-12220h.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sıradaki Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 27 May 2021 15:02:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[GÜNDEM]]></category>
		<category><![CDATA[aşamaya]]></category>
		<category><![CDATA[aşımızla]]></category>
		<category><![CDATA[Bakan]]></category>
		<category><![CDATA[bulunuyoruz']]></category>
		<category><![CDATA[de]]></category>
		<category><![CDATA[gelmiş]]></category>
		<category><![CDATA[ilgili]]></category>
		<category><![CDATA[Koca]]></category>
		<category><![CDATA[SON]]></category>
		<category><![CDATA[yerli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.siradakihaber.net/bakan-koca-yerli-asimizla-ilgili-de-son-asamaya-gelmis-bulunuyoruz-12220h.html</guid>

					<description><![CDATA[Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, ''Yerli aşımızla ilgili de son aşamaya gelmiş bulunuyoruz. Faz çalışmaları devam eden üç aşı adayımızdan biri Faz 3 aşamasına gelmiştir. En kısa sürede Faz 3 aşılamaları başlayacaktır. Kendi geliştirdiğimiz aşımızın kullanımının da yaklaştığı müjdesini vermek isterim'' dedi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p><strong><a href="http://www.siradakihaber.net/">www.siradakihaber.net</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.siradakihaber.net/bakan-koca-yerli-asimizla-ilgili-de-son-asamaya-gelmis-bulunuyoruz-12220h.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">12220</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Erdoğan talimat vermişti! Milyarlarca dolar kazandıracak: İşte ilk yerli kenevirler</title>
		<link>http://www.siradakihaber.net/erdogan-talimat-vermisti-milyarlarca-dolar-kazandiracak-iste-ilk-yerli-kenevirler-4964h.html</link>
					<comments>http://www.siradakihaber.net/erdogan-talimat-vermisti-milyarlarca-dolar-kazandiracak-iste-ilk-yerli-kenevirler-4964h.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sıradaki Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Apr 2021 13:50:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[dolar]]></category>
		<category><![CDATA[erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[ilk]]></category>
		<category><![CDATA[İşte]]></category>
		<category><![CDATA[kazandıracak]]></category>
		<category><![CDATA[kenevirler]]></category>
		<category><![CDATA[milyarlarca]]></category>
		<category><![CDATA[talimat]]></category>
		<category><![CDATA[vermişti...]]></category>
		<category><![CDATA[yerli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.siradakihaber.net/erdogan-talimat-vermisti-milyarlarca-dolar-kazandiracak-iste-ilk-yerli-kenevirler-4964h.html</guid>

					<description><![CDATA[Son dakika haberi: Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın talimatıyla başlayan kenevir hamlesinde Türkiye’nin ilk yerli kenevir tohumları ‘Narlı’ ve ‘Vezir’ tescillendi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Uyuşturucu özelliği nedeniyle 1990&#8217;lı yıllardan itibaren dünya genelinde ekim alanı gerileyen kenevir, daha çok endüstriyel olarak kullanılmaya başlandı.<br />	 	Kenevir ekim alanları, dünya genelinde 1990&#8217;da 63 bin hektarken 2017&#8217;de 26 bin hektara geriledi. Aynı dönemde kenevir tohumu üretimi 35 bin tondan 93 bin tona ulaştı.<br />	 	Avrupa&#8217;da bugüne kadar tescil edilen 69 kenevir çeşidinin yarıya yakını son 10 yılda geliştirildi. Bu çeşitlerin çoğu, düşük oranda esrarın etken maddesi tetrahydrocannabinol (THC) içeren endüstriyel tip kenevir oldu. THC, bitki ıslah çalışmalarıyla ayrıştırılarak, oranı kenevir kuru ağırlığının yüzde 0,2-0,3&#8217;üne kadar düşürüldü.<br />	 	Yapısındaki uyuşturucu madde oranından dolayı kontrollü ekilmesi gereken kenevirle ilgili Türkiye&#8217;deki mevzuata bakıldığında, lif, sap ve tohumunun amacı dışında yetiştirilmesi yasaklanırken, bilimsel araştırmalarla THC&#8217;si düşük kenevir çeşitlerinin geliştirilmesi hedefleniyor.<br />	 	Cumhurbaşkanı Erodğan&#8217;ın talimatıyla başlayan kenevir üretimi artarak devam ediyor.<br />	 	Türkiye&#8217;de ortalama 1 dekardan 100 kilogram lif elde ediliyor. Lifin kilogramı ise ortalama 15 liradan satılıyor. Bin 500 lira gelir elde edilen 1 dekarda, 800-850 lira masraf yapılıyor.<br />	 	Tohum amaçlı endüstriyel kenevir yetiştiriciliğinde ise 1 dekardan 50-60 kilogram tohum elde ediliyor. Bunun kilogram fiyatı ise 25-30 liraya satılıyor. Bin 250-bin 500 lira gelir elde edilirken, gider 800-850 lira oluyor.<br />	 	Kenevir kağıt üretimi, sabun ve kozmetik ürün, kumaş, bina yalıtımı, otomobil endüstrisi ve gıda da kullanılabiliyor. <br />	 </p>
<p>Türkiye’nin ilk yerli kenevir tohumları ‘Narlı’ ve ‘Vezir’ tescillenirken, 2 yeni tohum türünün ise tescil çalışmalarına başlandı. Uyuşturucu özelliği bulunmayan kenevirler, endüstri alanında kullanılacak. Uygulanan birtakım testler sonucu tescillenen kenevirler, Türkiye’nin ilk yerli kenevir tohumları olma özelliğine sahip oldu.<strong> ‘Narlı’ </strong>isimli kenevirin tekstil üretiminde,<strong> ‘Vezir’</strong> isimli kenevirin ise tohum verimi yüksek olması dolayısıyla gıda takviyesi alanında kullanılacağı belirlendi. Türkiye’nin ilk yerli tohumlarının tescil süreci tamamlanırken, 2 yeni tür için ise başvurular yapıldı. Yeni tür tohumların 2024 yılında tescillenmesi bekleniyor.</p>
<p><img decoding="async" src="http://www.siradakihaber.net/wp-content/uploads/2021/04/erdogan-talimat-vermisti-milyarlarca-dolar-kazandiracak-iste-ilk-yerli-kenevirler-0.jpg" /><br /> </p>
<p><span style="color:#B22222"><strong>&#8220;TÜRKİYE&#8217;NİN İLK YERLİ VE MİLLİ KENEVİRLERİ&#8221;</strong></span></p>
<p>Tescil süreci tamamlanan kenevirlerin, Türkiye’nin ilk yerli kenevirleri olduğunu belirten OMÜ Kenevir Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Selim Aytaç, şunları söyledi:<br /><img decoding="async" src="http://www.siradakihaber.net/wp-content/uploads/2021/04/erdogan-talimat-vermisti-milyarlarca-dolar-kazandiracak-iste-ilk-yerli-kenevirler-1.jpg" /></p>
<p>&#8220;2013 yılında Türkiye’deki kenevirlerle ilgilenmeye başladık. Öncelikle Türkiye’de kenevir ekim alanlarının artırılması ve bunun ekonomiye kazandırılması için tescilli bir üretim modeline girmemiz lazım, diye düşündük. Tescilli üretim modeli de sertifikalı tohumdan geçer. Bununla ilgili ülkemizde daha önce tescilli bir tohum söz konusu değildi. Tescil süreci uzun bir süreç. Bu sürece ilk olarak kurum imkanları ile başladık daha sonra yapmış olduğumuz çalışma TÜBİTAK tarafından kabul edildi. TÜBİTAK’ın sağlamış olduğu finansla OMÜ ve Karadeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü ortak olarak bu çalışmaya girdik. 2019 yılının ocak ayında 2 türün ön plana çıktığını gördük. Bunların tescil edilmesi için Tarım ve Orman Bakanlığı’na başvuru yaptık. Türkiye’de tescil süreci 2 yıl sürüyor. Birtakım testlerden geçtikten sonra 2021 yılının Mart ayında <strong>‘Vezir</strong>’ ve <strong>‘Narlı’ </strong>adında iki adayımız tescil aldı. Şu an Türkiye’nin ilk yerli ve milli kenevirleri tescil olmuş oldu.&#8221;<br /> </p>
<p><span style="color:#B22222"><strong>&#8220;KENEVİR ÇOK YÖNLÜ KULLANILAN BİTKİ&#8221;</strong></span></p>
<p>Kenevir türleri hakkında bilgi veren Prof. Dr. Selim Aytaç, <strong>&#8220;&#8216;Narlı&#8217; daha çok tekstil üretimi için uygun ince saplı, fazla uzamayan ancak ince ve kaliteli lif verebilen bir özelliğe sahip. &#8216;Vezir’in ise tohum verimi yüksek ve tohumu kimyasal içerik bakımından, protein ve yağ oranı bakımından oldukça zengin. Kenevir çok yönlü kullanılan bir bitki. Bunun dışında biyo-polimer, biyokompozit ve biyoplastik gibi ürünlere dönüşümde daha avantajlı çeşitlerin geliştirilmesi lazım. Yine yasal sıkıntılar atlatılırsa gıda takviyesi olarak kullanımı gündemde olabilecek. Keneviri, kağıt sektöründe kullanabiliriz, bununla ilgili çeşitlerin geliştirilmesi lazım. Biz çeşit geliştirmeyle ilgili çalışmalara devam ediyoruz. 2022 yılının Ocak ayında 2 yeni adayımız daha var. Şu an tohum çoğaltımı yapıyoruz. Onların da tescil başvurularını yapacağız. Beklentimiz, 2024’ün başlarında 2 adayın daha tescil almış olmasıdır. İsimleri de şu an belli ancak isimlerini daha sonra söyleyeceğiz. Tescillenen 2 tohumumuz ile Ar-Ge çalışmalarını yapabiliriz. &#8216;Vezir&#8217; ve &#8216;Narlı’nın polimer veya diğer kompozit sanayinde kullanımı ile ilgili üretim çalışmalarına girdik. Bununla ilgili projelerimiz başladı. Üniversite olarak Tarım ve Orman Bakanlığı ile ortak çalışmalar ve görüşmeler yapıyoruz” </strong>diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.siradakihaber.net/erdogan-talimat-vermisti-milyarlarca-dolar-kazandiracak-iste-ilk-yerli-kenevirler-4964h.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4964</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Yüzde 100 saf ayçiçeği tohumunda yerli çözüm</title>
		<link>http://www.siradakihaber.net/yuzde-100-saf-aycicegi-tohumunda-yerli-cozum-4919h.html</link>
					<comments>http://www.siradakihaber.net/yuzde-100-saf-aycicegi-tohumunda-yerli-cozum-4919h.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sıradaki Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 06 Apr 2021 13:49:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[EKONOMİ]]></category>
		<category><![CDATA[100]]></category>
		<category><![CDATA[Ayçiçeği]]></category>
		<category><![CDATA[çözüm!]]></category>
		<category><![CDATA[saf]]></category>
		<category><![CDATA[tohumunda]]></category>
		<category><![CDATA[yerli]]></category>
		<category><![CDATA[yüzde]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.siradakihaber.net/yuzde-100-saf-aycicegi-tohumunda-yerli-cozum-4919h.html</guid>

					<description><![CDATA[TarLab Biyoteknoloji, Türkiye’nin tohumda dışa bağımlılığını azaltacak teknolojiler geliştiriyor]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ayçiçeğinde klasik yöntemlerle yaklaşık 15 yıl zaman alan ıslah süresini yaptıkları iyileştirmeler ile 5 yılın altına indiren TarLab Biyoteknoloji, ayçiçeği tohumunu kısa sürede genetik olarak yüzde 100 saf hale getirmeyi başardı. Sırada çeltik, buğday ve kanola var.</p>
<p>Marmara Üniversitesi’den girişimci akademisyenler tarafından kurulan TarLab Biyoteknoloji, ayçiçeği tohumunda dışa bağımlılığı azaltacak bir başarıya imza attı&#8230; Ayçiçeğinde klasik yöntemlerle yaklaşık 15 yıl zaman alan ıslah süresini mevcut teknolojiler üzerinde yaptıkları iyileştirmeler ile 5 yılın altına indirerek kısa sürede genetik olarak %100 saf hale getirmeyi başaran TarLab Biyoteknoloji, Türkiye’de bir ilki gerçekleştirdi.</p>
<p><span style="color:#800000"><strong>TÜRKİYE’DEKİ İLK VE TEK AKADEMİSYEN TABANLI ŞİRKET</strong></span></p>
<p>TarLab Biyoteknoloji, Marmara Üniversitesi İnovasyon ve Teknoloji Transfer Uygulama ve Araştırma Merkezi (MİTTO)’nun katkılarıyla ve TÜBİTAK’ın 1512-Teknogirişim Sermayesi Desteği-BİGG Programı desteğiyle kuruldu.</p>
<p>MİTTO Müdürü Prof. Dr. Ahu Altınkut Uncuoğlu, aynı üniversitede Biyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yıldız Aydın, Biyomühendislik Bölümü Doktora Öğrencisi Yunus Emre Aktaş tarafından kurulan TarLab Biyoteknoloji, aynı zamanda geliştirdiği yöntemlerle bitki ıslahçılarına, tohum firmalarına hizmet sunan TÜBİTAK BİGG desteğiyle kurulan Türkiye’deki ilk ve tek akademisyen tabanlı şirket ünvanına da sahip oldu.</p>
<p><span style="color:#800000"><strong>TÜBİTAK 1001 PROJESİ, ULUSLARARASI BAŞARININ YOLUNU AÇTI</strong></span></p>
<p>2015-2018 döneminde Tarım ve Orman Bakanlığı, TAGEM’e bağlı ülkemizde ayçiçeği ıslahında koordinatör görevi yapan Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü ortaklığıyla Marmara Üniversitesi tarafından yürütülen TÜBİTAK Bilimsel ve Teknolojik Araştırma Projeleri Destekleme Programı-1001 Projesi çalışmanın çıkış noktası oldu.</p>
<p>Bu projede bursiyer olarak görev yapan, Yunus Emre Aktaş’ın yüksek lisans çalışmasıyla da proje ivme kazandı. Proje kapsamında Marmara Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü ve Mühendislik Fakültesi Biyomühendislik Bölümü’nün altyapı ve bilgi birikimiyle modern biyoteknolojik yöntemleri kullanılarak ayçiçeği tohumunun düşük maliyetle, genetik açıdan %100 saflıkla üretilmesi başarıldı. Elde edilen bu başarının ülke yararına katma değer yaratarak ticarileştirilmesine karar verilmesinin ardından MİTTO’nun şirketleşme sürecinde verdiği katkılarla ve TÜBİTAK 1512 Teknogirişim Sermayesi Desteği ile TarLab kuruldu.</p>
<p><img decoding="async" src="http://www.siradakihaber.net/wp-content/uploads/2021/04/yuzde-100-saf-aycicegi-tohumunda-yerli-cozum-0.jpg" /></p>
<p><span style="color:#800000"><strong>DÜNYADA BİR İLK</strong></span></p>
<p>Projenin sonucunda elde edilen başarının ticarileştirilmesi için şirket kurmalarında en önemli motivasyonlarının topluma ve ülkelerine karşı duydukları sorumluluk olduğuna dikkat çeken MİTTO Müdürü Prof. Dr. Ahu Altınkut Uncuoğlu, TarLab’ı şöyle anlattı: </p>
<p>&#8220;Ülkemizde modern teknolojilerle gerek ayçiçeğinde gerekse diğer ürün gruplarında saf çeşit geliştirmeye yönelik araştırmalar yapan akademisyenler var ancak şirketleştiren ve ticarileştiren bildiğimiz kadarıyla yok. Bu şekilde çalışma yapan ve TÜBİTAK desteği alarak kurulan ilk spin-off, TarLab oldu. Ayçiçeğinde bu hizmeti sunan başka bir firmanın olmayışı gerek ülkemizde ve gerekse dünyada TarLab’a gösterilen haklı bir ilgi ortaya koydu.”</p>
<p>Gerek Türkiye’de, gerekse Fransa ve Almanya’nın önde gelen tohum firmalarına bu hizmeti vermek üzere anlaşmalar imzalayan TarLab’ın, büyük bir heyecan ve motivasyonla çalışmalarına başladığını ifade eden Uncuoğlu, “Böylelikle ülkemiz akademisyenleri mevcut teknolojiler üzerinde kendi birikim ve tecrübeleriyle yaptıkları iyileştirmeler ile yerli çözüm sunmuş oldular” dedi.</p>
<p>Kurucu ortaklardan Prof. Dr. Yıldız Aydın ise bu kadar kısa sürede uluslararası başarı elde etmelerini sağlayan yöntemi şöyle özetledi:</p>
<p> “Bizim uyguladığımız yöntemle geliştirilen tohumlar ıslahta anaç olarak kullanılıyor. Tarlada yapılan klasik ıslah yöntemlerinde bu çok uzun yıllar alıyor ve iyi genlerin aktarımı biraz tesadüfe kalıyor. Tohum ıslah süresini kısaltan bu yöntem klasik ıslah yöntemleriyle birlikte kullanılarak üretim maliyetlerinin de azaltılmasına katkı sağlıyor”</p>
<p><span style="color:#800000"><strong>SIRADA ÇELTİK, BUĞDAY VE KANOLA VAR</strong></span></p>
<p>TarLab’ı kurarken uzun vadede ürün portföylerini genişleterek aynı yöntemi farklı bitki türlerinde de uygulamayı amaçladıklarını belirten TarLab Genel Müdürü Yunus Emre Aktaş, güncel olarak çeltik üzerinde çalışma yaptıklarını, buğday ve kanola üzerinde denemeler yapmayı planladıklarını ifade etti.</p>
<p>TarLab tarafından verilen “doubled-haploid” (genetik saflaştırma) teknolojisi hizmeti, tohumda dışa bağımlılığın azaltılmasında da önemli bir adım oluşturuyor. Türkiye’nin önemli oranda ithal tohum kullandığına dikkat çeken ve dünya ile rekabet etmenin ıslah sürelerini kısaltmaktan geçtiğini vurgulayan Yunus Emre Aktaş “Bizim bu verdiğimiz hizmetle katma değerli tohumlar da kısa sürede üretilebilecek. Türkiye olarak elimizdeki bu kaynak bitkileri sanayiye, üretime uygun bitkilere aktarmayı hızlandırmamız lazım” şeklinde konuştu.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.siradakihaber.net/yuzde-100-saf-aycicegi-tohumunda-yerli-cozum-4919h.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4919</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Yerli aşının mutasyona karşı etkisi belli oldu</title>
		<link>http://www.siradakihaber.net/yerli-asinin-mutasyona-karsi-etkisi-belli-oldu-4165h.html</link>
					<comments>http://www.siradakihaber.net/yerli-asinin-mutasyona-karsi-etkisi-belli-oldu-4165h.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sıradaki Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Apr 2021 12:52:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[SAĞLIK]]></category>
		<category><![CDATA[Aşının]]></category>
		<category><![CDATA[belli]]></category>
		<category><![CDATA[etkisi]]></category>
		<category><![CDATA[karşı]]></category>
		<category><![CDATA[mutasyona]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<category><![CDATA[yerli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.siradakihaber.net/yerli-asinin-mutasyona-karsi-etkisi-belli-oldu-4165h.html</guid>

					<description><![CDATA[Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın Bilim Kurulu toplantısı sonrası gündeme getirdiği, burundan sprey olarak uygulanan yerli intranazal yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşısının İngiltere'de görülen varyanta karşı etkili olduğu, bağımsız klinik araştırmalar sonrası tespit edildi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Orta Doğu Teknik Üniversitesi (ODTÜ) Teknokent&#8217;te kurulu Nanografi firması Yönetim Kurulu Üyesi Yunus Emre Deli, AA muhabirine yaptığı açıklamada, intranazal aşı çalışmasını Şubat 2020&#8217;de başlattıklarını, tüm testlerin uluslararası standartlara sahip GLP laboratuvarlarında tamamlandığını bildirdi.</p>
<p>Pre-klinik çalışmaları tamamlanan, inaktif ve mRNA aşı modellerinden farklı olarak protein temelli tasarlanan intranazal aşının, Bakan Koca&#8217;nın açıkladığı gibi çok yakın zamanda Faz-1 çalışmalarına başlanacağını belirten Deli, &#8220;Aşının ilk dozlarının üretimi, İyi Üretim Uygulamaları (GMP) sertifikasına sahip tesiste başladı.&#8221; dedi.</p>
<p><strong>AŞI, MUTASYONA KARŞI ETKİLİ</strong></p>
<p>Yunus Emre Deli, &#8220;Bağımsız laboratuvarlarda gerçekleştirilen testlerde Vuhan suşuna karşı geliştirilen intranazal aşının İngiltere varyantına karşı da etkili olduğu ortaya çıktı. Pre-klinik aşaması tamamlanan Nanografi aşısı, halihazırda yeni varyanta karşı etkili olduğu gibi pandemi sürecinin olumsuz yöndeki seyrinde yeni varyantlara karşı da mRNA aşı teknolojisinde olduğu gibi hızlı şekilde modellenebilecek.&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Uluslararası standartlara uygun yürütülen tasarım, deney ve üretim süreçlerinin Faz-3 sonrası ruhsatlandırma çalışmalarını da hızlandırabileceğini dile getiren Deli, &#8220;Aşının klinik araştırma süreçlerinin 2021 içerisinde tamamlanmasını öngörüyoruz. İntranazal aşı, söz konusu üretim tesisinde mevcut kapasiteyle yılda 250 milyon doz üretilebilecek.&#8221; bilgisini verdi.</p>
<p><strong>&#8220;ÜLKEYE BİR AŞI PLATFORMU KAZANDIRILDI&#8221;</strong></p>
<p>Yunus Emre Deli&#8217;nin verdiği bilgiye göre, intranazal uygulama modeline dayanan protein temelli yerli Kovid-19 aşısı bir platform olarak geliştirildi. Böylelikle farklı hastalıklar için de aşı tasarımları yapılabilecek, Türkiye&#8217;nin diğer aşı gereksinimleri de yerli çalışmalarla giderilebilecek.</p>
<p>Alanında en yetkin moleküler biyolog takım lideri olan Ahmet Çağlar Özketen tarafından yönetilen araştırma takımı, yeni aşı çalışmaları için de hazırlıklarını tamamladı.</p>
<p><strong>TÜSEB DESTEĞİYLE SÜRÜYOR</strong></p>
<p>Çalışmaları, bir yılı aşkın süredir devam eden yerli intranazal aşının Türkiye Sağlık Enstitüleri Başkanlığı (TÜSEB) desteğiyle klinik araştırma safhaları hayata geçirilecek. Fikri-mülkiyet hakları TÜSEB&#8217;e devredilen çalışmanın klinik araştırma safhaları, Sağlık Bakanlığı uzmanlarının yönlendirmeleriyle sürecek.</p>
<p>Sağlık Bakanı Fahrettin Koca&#8217;nın açıklamalarında sık sık yer verdiği intranazal aşı, uygulamada büyük kolaylık getirecek, protein temelli tasarımından dolayı da yüksek güvenlikli olacak.</p>
<p><strong>AŞI TERCİHİNDE SEÇENEKLER ARTACAK</strong></p>
<p>Bakan Koca, daha önce yaptığı açıklamada, vatandaşların farklı aşı teknolojilerini tercih edebileceğini dile getirilmişti.</p>
<p>Türkiye&#8217;de vatandaşlara halihazırda inaktif ve mRNA olmak üzere 2 farklı aşı teknolojisi sunulurken, intranazal aşının da tercih sürecindeki çeşitliliği artıracağı öngörülüyor.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.siradakihaber.net/yerli-asinin-mutasyona-karsi-etkisi-belli-oldu-4165h.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">4165</post-id>	</item>
		<item>
		<title>Türkiye&#8217;nin yerli SİHA&#8217;ları İngiltere&#8217;ye rol model oldu</title>
		<link>http://www.siradakihaber.net/turkiyenin-yerli-sihalari-ingiltereye-rol-model-oldu-2441h.html</link>
					<comments>http://www.siradakihaber.net/turkiyenin-yerli-sihalari-ingiltereye-rol-model-oldu-2441h.html#respond</comments>
		
		<dc:creator><![CDATA[Sıradaki Haber]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 24 Mar 2021 12:13:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[DÜNYA]]></category>
		<category><![CDATA['Türkiye’nin]]></category>
		<category><![CDATA[‘rol]]></category>
		<category><![CDATA[İngiltere'ye]]></category>
		<category><![CDATA[model]]></category>
		<category><![CDATA[oldu]]></category>
		<category><![CDATA[SİHA'ları]]></category>
		<category><![CDATA[yerli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.siradakihaber.net/turkiyenin-yerli-sihalari-ingiltereye-rol-model-oldu-2441h.html</guid>

					<description><![CDATA[İngiltere'nin Türk SİHA'larının elde ettiği başarıya ilgisi, ülkenin savunma stratejilerine de yansıdı. Yerli SİHA'lar Suriye, Libya ve Dağlık Karabağ'da yüksek yetenekli hava savunma sistemlerine ve ağır zırhlı kuvvetlere meydan okudu. Bu platformların başarılı olduğunu gören ve asker sayısını azaltılmayı planlayan İngiliz Ordusu, SİHA ve yeni savaş teknolojilerine yoğunluk vermeye karar verdi.]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İngiltere yakın dönemde hem bakanlık düzeyinde hem de askeri kanattan gelen açıklamalar ile özellikle Türk SİHA&#8217;larını yakından takip ettiğini açıklamıştı.	Türk SİHA&#8217;larının hem Libya&#8217;da hem Suriye&#8217;de hem de Dağlık Karabağ&#8217;da elde ettiği başarılar İngiltere&#8217;nin ilgisini çekti.	Londra, gelecek askeri stratejilerinin planlanmasını Silahlı İnsansız Hava Araçları üzerine kuracağını açıkladı.</p>
<p>İngiltere’de hükümet &#8220;Rekabetçi Bir Çağda Savunma&#8221; başlığı altında İngiliz ordusunun 2030 vizyonunu da ortaya koyan yeni savunma stratejisini yayımladı. </p>
<p>Hükümetin 16 Mart’ta açıkladığı ve son yılların en kapsamlı dış politika ve ulusal güvenlik revizyonunu içeren <strong>&#8220;Rekabetçi Bir Çağda Küresel Britanya&#8221;</strong> başlıklı savunma stratejilerinin bir parçası olarak yayımlanan 69 sayfalık belgede, İngiliz ordusunun ortaya çıkacak yeni tehditlere karşı hazır olmasını sağlayacak tedbirlere ilişkin bilgiler yer alıyor. </p>
<p><strong><span style="color:#B22222">4 YILDA 85 MİLYAR STERLİN</span></strong></p>
<p>Belgede, Birleşik Krallık silahlı kuvvetlerinin kara, deniz, hava, uzay ve siber alanlarda sürekli bir düşünce değişikliğiyle <strong>&#8220;tehdit odaklı entegre bir güç&#8221; </strong>haline gelmesinin sağlanacağı, bu kapsamda savunma ekipmanına 4 yıl içinde 85 milyar sterlin harcanacağı, bu bütçeyle silahlı kuvvetlerin rekabetçi yapıya kavuşması ve kararlı bir şekilde savaşma kabiliyetlerine sahip olmasının amaçlandığı kaydedildi.</p>
<p>Uzayın askeri operasyonlar için<strong> &#8220;çok önemli&#8221;</strong> olduğuna işaret edilen belgede, bu kapsamda 1 Nisan 2021’de silahlı kuvvetlere bağlı<strong> &#8220;uzay komutanlığının&#8221; </strong>göreve başlayacağı, Ulusal Uzay Operasyonları Merkezi ve Uzay Akademisinin 1,4 milyar sterlinlik yatırımla tamamlanacağı, gelecek 10 yıl içinde <strong>&#8220;Skynet 6&#8221;</strong> iletişim uydusu programına 5 milyar sterlin yatırım yapılacağı belirtildi.</p>
<p>İngiliz ordusunda asker sayısının azaltılmasının öngörüldüğü belgede, robotlar, İHA ve SİHA&#8217;larla yeni savaş teknolojilerine yoğunluk verileceği vurgulandı.</p>
<p>Belgede, Geleceğin Hava Muharebe Sistemlerine (FCAS) stratejik yatırımların yapılacağı, sürü droneleri ve enerji silahlarının da yer aldığı yeni nesil savunma yeteneklerine ve modern silah sistemlerine daha fazla bütçe ayrılacağı bilgisine yer verildi.</p>
<p>Ar-Ge yatırımlarının İngiliz silahlı kuvvetlerinin modernizasyonunun temelini oluşturacağı kaydedilen belgede, uzun vadeli stratejinin bir parçası olarak yapay zeka, dijital sistemler ve uzay tabanlı uygulamalar için <strong>&#8220;Test ve Değerlendirme&#8221;</strong> kapasitesinin geliştirilmesinin planlandığı belirtildi.</p>
<p>Belgede, bazı ülkelerin yeni teknolojilerin ve savunma yeteneklerinin geliştirilmesinde askeri-sivil yaklaşımı benimsediğine, sivil yeniliklerden yararlanıldığına, bu yöntemle geliştirilen düşük maliyetli yeteneklerin (SİHA), Libya ve Dağlık Karabağ&#8217;da olduğu gibi yüksek yetenekli hava savunma sistemlerine ve ağır zırhlı kuvvetlere meydan okuduğuna dikkat çekildi.</p>
<p><strong><span style="color:#B22222">&#8220;TÜRKİYE BÖLGESEL KONULARDA ÖNEMLİ BİR ROL OYNYACAK NATO MÜTTEFİKİ&#8221;</span></strong></p>
<p>Belgede, Yunanistan, Polonya, İspanya ve Türkiye&#8217;nin NATO’nun <strong>&#8220;kanatlarının&#8221;</strong> savunmasında önemli rollere sahip olduğu ve bu ülkelerin Birleşik Krallık&#8217;ın savunma sanayisi ortakları arasında yer aldığı ifade edildi.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin <strong>&#8220;terörizmle mücadele ve bölgesel konularda önemli rol oynayacak bir NATO müttefiki&#8221;</strong> olarak tanımlandığı belgede, Birleşik Krallık&#8217;ın Türkiye ile operasyonlar, yetenekler ve endüstriyel iş birliği konularında uzun dönemli ilişkileri sağlamlaştırmak için çalışacağı kaydedildi.</p>
<p><strong><span style="color:#B22222">&#8220;NÜKLEER VE ASKERİ TEHDİT DEVAM EDİYOR</span></strong></p>
<p>Rusya’nın, Avrupa&#8217;nın güvenliğine yönelik en büyük nükleer ve askeri tehdit olmaya devam ettiğine işaret edilen belgede,<strong> &#8220;Silahlı kuvvetlerin modernizasyonu ve daha fazla risk alma isteği Rusya’yı hem yetenekli hem de öngörülemez bir aktör haline getirdi&#8221; </strong>değerlendirmesinde bulunuldu.</p>
<p>Belgede, Çin&#8217;in yükselen gücünün, dünyadaki en önemli jeopolitik faktör olduğu ve Hint-Pasifik bölgesinde artan etkisinin önemli zorluk oluşturacağı vurgulandı.</p>
<p><strong><span style="color:#B22222">İNGİLİZ BAKAN&#8217;IN TÜRK SİHA&#8217;LARI ÖRNEĞİ</span></strong></p>
<p>İngiltere Savunma Bakanı Ben Wallece, 12 Aralık 2020&#8217;de İngiliz düşünce kuruluşu Kraliyet Silahlı Kuvvetler Enstitüsünde (RUSI) yaptığı bir konuşmada, Türkiye&#8217;nin insansız hava araçları (İHA), SİHA Bayraktar TB2 ve hava savunma sistemlerini Suriye, Libya ve diğer yerlerde kullanmasının sahada üstünlük sağladığını vurgulayarak Türkiye&#8217;nin yeni nesil silahlı insansız hava araçlarını (SİHA) örnek göstermişti.</p>
<p><img decoding="async" src="http://www.siradakihaber.net/wp-content/uploads/2021/03/turkiyenin-yerli-sihalari-ingiltereye-rol-model-oldu-0.jpg" /><strong><span class="content">İngiliz bakandan Türk İHA&#8217;larına övgü</span></strong></p>
<p>Türkiye&#8217;nin yeni nesil askeri teknolojilerinin, Suriye ve Libya gibi çeşitli yerlerde etkin olarak kullanıldığına işaret eden Wallace, İHA ve SİHA&#8217;ların yüzlerce zırhlı aracı ve hava savunma sistemlerini imha ettiğini vurgulamıştı.</p>
<p>Wallace, Türkiye&#8217;nin dünyanın önde gelen yabancı askeri programlara erişiminin engellenmesinin ardından savunma sanayisinde yenilikler yaptığını belirtmişti.</p>
]]></content:encoded>
					
					<wfw:commentRss>http://www.siradakihaber.net/turkiyenin-yerli-sihalari-ingiltereye-rol-model-oldu-2441h.html/feed</wfw:commentRss>
			<slash:comments>0</slash:comments>
		
		
		<post-id xmlns="com-wordpress:feed-additions:1">2441</post-id>	</item>
	</channel>
</rss>
